Yaşamış olduğumuz bu süreçte, aslında ne kadar büyük bir iş yaptıklarına hep birlikte bir kez daha şahit olduğumuz tıp doktorları emekli olduklarında da maalesef, aldıkları eğitim ve yürüttükleri zorlu hizmetlerin karşısında doğru orantılı bir emekli maaşı alamamaktadırlar.

Birçok meslek grubuna oranla oldukça düşük emekli maaşı almakta olan tabip ve diş tabibi emeklilerinin maaşlarında (yeterli olmasa da) iyileştirmeye gidilerek 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girecek şekilde aşağıdaki düzenleme yapılmıştır.

HUKUKİ DÜZENLEME ve GEREKÇESİ

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na, 3 Ağustos 2018 Tarihli ve 7146 Sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 7146 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile “Ek Madde 84” eklenmiştir. Bu madde;

“EK MADDE 84- Bu Kanuna göre tabip veya diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olan tabip ve diş tabiplerinden ilgili mevzuatına göre uzman olanlara (17.000) gösterge rakamının, uzman olmayanlara (13.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay emekli aylıklarıyla birlikte ilave ödeme yapılır.

Birinci fıkra kapsamında yapılacak ödeme, ölenlerin mülga 67 nci maddede belirtilen aylığa müstahak dul ve yetimlerine mülga 68 inci maddede belirtilen oranlar üzerinden ödenir.

Bu madde kapsamında yapılacak ilave ödeme tutarları, ödemeyi izleyen iki ay içinde faturası karşılığında Hazineden tahsil edilir.

Bu madde uyarınca verilecek ilave ödeme, 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesi uyarınca yapılacak ek ödemenin matrahına dâhil edilmez.

Bu madde kapsamında ilave ödemeden yararlanacaklardan, sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışanlar dâhil herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışanların ilave ödemeleri, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren kesilir. Bu ödemeden yararlanma şartlarını kaybedenler en geç bir ay içinde durumu Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdürler. Zamanında bildirimde bulunmayanlara yapılan ödemeler kanuni faiziyle birlikte geri alınır. Bu fıkra uyarınca ilave ödemeleri kesilenlerin, çalışmalarının sona erdiği tarih yazılı istek tarihi kabul edilerek ilave ödemeleri, çalışmalarının sona erdiği tarihi takip eden ay başından itibaren yeniden ödenmeye başlanır.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için geçmişe dönük herhangi bir ödeme yapılmaz.” şeklindedir.

Bu düzenlemeyi getiren 7146 Sayılı Kanun’un 4. Maddesinin taslak gerekçesi ise; “Tabip ve diş hekimi emeklilerinin emekli aylıkları, aldıkları eğitimlerle ve yürüttükleri hizmetle mütenasip olmaktan çok uzaktır ve muadillerinin çok gerisindedir. Örneğin, öğretim üyesi, hâkim, subay gibi meslek mensuplarının emekli aylıklarının yaklaşık yarısı kadar emekli aylığı almaktadırlar. Bu sebeplerle tabip ve diş hekimi emeklilerine, emekli aylıklarına ilaveten ek bir ödeme yapılması öngörülmektedir.” şeklindedir.

HUKUKİ UYUŞMAZLIK NOKTASI

Yani 5434 Sayılı Kanun ile böyle bir düzenleme yapılmasının gerekçesi maaşları oldukça düşük olan TÜM tabip ve diş tabiplerinin emekli maaşlarında, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, iyileştirme yapılması iken; yürürlüğe giren Ek 84. Madde mesleğin bir kısım mensuplarını hariç tutmuştur.

Yalnızca Emekli Sandığından, makam tazminatı almaksızın emekli olan tabipler, herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışmadıkları zaman zarfında ilave ödemeden yararlanabilir iken SSK ve BAĞ-KUR mensubu olarak emekli olan hekimler için herhangi bir düzenleme dahi yapılmamıştır.

Örneğin; şu an birçok emekli doktor (maaşlarının yetersizliği nedeniyle) Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) bünyesinde iş yeri hekimi olarak çalışmaktadır. Bir OSGB’nin aynı zamanda kendisi de bizzat iş yeri hekimliği yapan kurucu doktoru, bu düzenlemeden faydalanarak emekli maaşına ilave bir ödeme almakta iken; burada işçi olarak çalışan (iş veren doktordan daha az geliri olan) emekli doktor, maddedeki istisna kapsamında yer aldığı için ilave emekli maaş ödemesinden faydalanamamakta, hatta ve hatta çalışma durumunu bildirmeyi sehven unutması halinde kendisine yapılan ödemeyi faizi ile birlikte ödemek durumunda bırakılmaktadır.

NE YAPILABİLİR?

Eşitlik ilkesine açıkça aykırılık oluşturan bu durumun önüne geçebilmek için ise bir idari işlem süreci başlatıldıktan sonra kanunda belirlenen süreler kaçırılmaksızın ilgili idare mahkemesinde dava açılması gerekmektedir.

İdare Yargı kapsamında takip edilen davalar şekil şartlarının katı ve sürelerle sınırlı olduğu, alanında uzmanlık gerektiren dava türleridir. Herhangi bir hak kaybına uğramamak, haklı iken haksız duruma düşmemek adına idari işlem ve dava sürecini konusunda uzman bir avukat aracılığı ile takip etmenizi tavsiye ederiz.

Avukatlık Büromuz bu zamana kadar birçok tıp doktorunun hukuki mağduriyetini (30 YILI AŞKIN ÇALIŞMA SONRASINDA ÖDENMEYEN EMEKLİ İKRAMİYELERİNİN TAHSİLİ, 5434 SAYILI KANUNUN EK 84. MADDESİ KAPSAMINDA ARTIŞ YAPILMAYAN EMEKLİ MAAŞLARININ TAHSİLİ ve HER NEVİ İŞÇİLİK ALACAKLARI) gidermiş, devam eden davaları ile de gidermeye devam etmektedir.

Tüm Sağlık Çalışanlarına Saygı ve Minnetle…